Kiracı Tahliye Davası

Av. Furkan Engin

Kiracı Tahliye Davası
(TBK m.316-356 Kapsamında Tahliye Sebepleri)

Boşaltılmış bir apartman dairesi önünde taşınma işlemi – kiracı tahliye süreci

1. Kiracı Tahliye Davası Nedir?

Kiracı ile kiraya veren arasında kurulan kira ilişkisi, taraflara karşılıklı hak ve yükümlülükler doğurur. Ancak bu ilişkinin sona erdirilmesi her zaman kolay değildir. Özellikle kiracının tahliyesi, yani taşınmazdan çıkarılması, sadece Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve ilgili mevzuatta belirtilen sınırlı tahliye sebeplerine dayanılarak mümkündür.

Bu makalede kiracının tahliyesine neden olabilecek hukuki sebepler, dava süreci, uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar ve Yargıtay kararları ışığında güncel bilgiler yer almaktadır.

2. Tahliye Sebepleri 

  • Tahliye Taahhüdü (TBK m.352/1)
  • İki Haklı İhtar (TBK m.352/2)
  • Kira Bedelinin Ödenmemesi – İcra Takibi (İİK m.269 vd.)
  • Konut veya İşyeri Gereksinimi (TBK m.350/1)
  • Yeniden İnşa veya Esaslı Tadilat (TBK m.350/2)
  • Yeni Malikin Gereksinimi (TBK m.351)
  • 10 Yıllık Uzama Süresi Sonunda Fesih (TBK m.347)
  • Ahlaka Aykırı Kullanım veya Sözleşmeye Aykırılık (TBK m.316)

Tüm bu nedenler Türk Borçlar Kanunu’nda sınırlı olarak sayılmıştır. Bu sebepler dışında, kanunda açıkça düzenlenmemiş herhangi bir gerekçeyle kiracının tahliyesi talep edilemez. Dolayısıyla dava açılmadan önce dayanak tahliye sebebinin yasal zemininin bulunup bulunmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.

3. Tahliye Davalarında Süreç

3.1. İhtarname Gönderimi

Bazı tahliye sebeplerinde, dava açılmadan önce kiracıya noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi zorunludur. Bu ihtarlar, TBK ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edilmelidir.

3.2. Dava Açılması

Tahliye davaları görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Yetkili mahkeme, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Dava açma süresi, tahliye sebebine göre değişir.

3.3. Delillerin Sunulması

Tahliye davalarında başlıca deliller: Kira sözleşmesi,  Noter ihtarnameleri / tahliye taahhütnameleri, Banka dekontları, Tanık beyanları ve Tapu kayıtları ile bilirkişi raporları olmak üzere çeşitli belgelerdir.

3.4. Mahkeme Kararı ve Tahliye

Mahkeme tahliyeye karar verirse bu karar ilamlı icra yoluyla uygulanır. Kiracıya 7 gün süre tanınır. Boşaltılmazsa cebri icra işlemi başlatılır. Tehir-i icra talebi için teminat gibi şartlar gerekir.

4. Yargıtay İçtihatları 

4.1. İhtiyacın Samimiyeti – Konut ve İşyeri Gereksinimi

Yargıtay uygulamasına göre, konut veya işyeri ihtiyacına dayalı tahliye davalarında, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Bu husus sadece beyana dayalı olamaz; tanık beyanları, mevcut yaşam koşulları, kira sözleşmeleri ve benzeri somut delillerle ispatlanmalıdır.

📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/7751 E., 2019/493 K., 23.01.2019:
“Konut nedenine dayalı tahliye davalarında, ihtiyaç sahibinin kirada oturması, ihtiyacın varlığının başlıca kanıtıdır. Bu durumda ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğu kabul edilmelidir.”
📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/6477 E., 2017/15364 K., 07.11.2017:
“Davacı, ihtiyaç iddiasını tanık beyanlarıyla desteklemiştir. Mevcut delillere göre, ihtiyacın gerçek ve samimi olduğu kabul edilmelidir.”

🔎 Ek Açıklama:
Yargıtay, ihtiyaç iddialarının yalnızca taraf beyanlarına dayanmaması gerektiğini, bunların mutlaka somut delillerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Aksi takdirde dava reddedilebilir.

4.2. İki Haklı İhtar 

Türk Borçlar Kanunu’nun 352/2. maddesi uyarınca, kira sözleşmesi süresince kiracının kira bedelini zamanında ödememesi ve bu durumun yazılı ihtarla iki kez belgelenmesi halinde, kiraya veren tarafından tahliye davası açılabilir. Bu kural hem belirli hem de belirsiz süreli kira sözleşmeleri için geçerlidir.

📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/11179 E., 2018/5354 K.:
“Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde de iki haklı ihtar kuralı geçerlidir. Kira yılı içinde iki kez geç ödeme yapılır ve her biri yazılı ihtarla tebliğ edilirse, tahliye davası açılabilir.”
📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/5827 E., 2018/9394 K.:
“İkinci ihtarın ardından ödeme yapılmışsa, ‘iki haklı ihtar’ gerçekleşmiş sayılmaz; bu nedenle tahliye kararı bozulur.”

🔎 Ek Açıklama:
İhtarların yazılı olması ve noter veya iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesi gerekir. Ayrıca her ihtarın, kira yılı içinde farklı aylara ilişkin olması önemlidir. İhtarlardan biri sonrası ödeme yapılırsa, ikinci ihtarın geçerli bir uyarı sayılması riske girebilir.

4.3. Esaslı İnşaat ve Tadilat 

Türk Borçlar Kanunu’nun 350/2. maddesi gereğince, kiralanan taşınmazda esaslı onarım, genişletme veya değiştirme yapılması ve bu işlemler sırasında taşınmazın kullanımının imkânsız hale gelmesi durumunda kiracının tahliyesi talep edilebilir. Ancak bu tahliye talebinin kabul edilebilmesi için belirli delillerin ibrazı zorunludur.

📌 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2015/334 E., 2015/1830 K., 25.02.2015:
“Belediye onaylı proje ve uzman bilirkişi raporu olmadan tahliye kararı verilemez.”
📌 Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2006/3386 E., 2006/4762 K., 02.05.2006:
“İnşaat sırasında kullanım mümkün değilse ve tadilat esaslı ise tahliye mümkündür. Aksi durumda geçici tahliye tercih edilmelidir.”
📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2018/5827 E., 2018/9394 K.:
“Kullanımın imkânsız olduğunun tasdikli projeyle ispatlanması gerekir. Aksi halde tahliye kararları bozulur.”

🔎 Ek Açıklama:
Yargıtay, bu tür tahliye taleplerinde belediyeden alınmış onaylı proje, bilirkişi raporu ve tadilatın kapsamının kullanım imkânsızlığı yaratacak düzeyde olduğunu gösteren somut verileri zorunlu kabul etmektedir. Aksi durumda dava reddedilebilir ya da geçici tahliye yolları değerlendirilmelidir.

4.4. Yeniden İnşa / İmar 

Kiraya veren, taşınmazı yeniden inşa veya imar ettireceğini beyan ederek tahliye talebinde bulunabilir. Bu durumda, taşınmazdaki çalışmalar kiracının kullanımını imkânsız kılıyorsa, mahkemece tahliye kararı verilebilir. Ancak bu tahliye gerekçesi hem şekil hem de sonuçları bakımından ciddi yükümlülükler doğurur.

📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/16718 E., 2018/4453 K., 25.04.2018:
“Dava açıldıktan sonra proje sunulabilir. Ancak mahkeme, projenin ibrazı için kesin süre vermeli ve bilirkişi incelemesi yapmalıdır.”
📌 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2019/1687 K., 28.02.2019:
“Eski kiracı tahliye edildikten sonra taşınmaz, 3 yıl içinde başka kiracıya verilirse, önceki kiracı bir yıllık kira bedeli kadar tazminat talep edebilir.”

🔎 Ek Açıklama:
Yeniden inşa veya imar gerekçesiyle tahliye edilen taşınmaz, Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca 3 yıl içinde başka bir kişiye kiralanırsa, eski kiracı bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat talep etme hakkına sahiptir. Ayrıca projelerin dava sürecinde sunulması mümkündür; ancak bu durumda mahkeme, gerekli inceleme ve süreleri eksiksiz biçimde işletmelidir.

5. Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?

5.1. Dava Süresini Etkileyen Faktörler

Tahliye davasının ne kadar süreceği, çeşitli etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Başlıca belirleyici faktörler şunlardır:

  • Mahkemenin iş yükü ve yoğunluğu
  • Dosyanın delil durumu (bilirkişi raporu, keşif, tanık ifadeleri vb.)
  • Taraflar arasındaki uzlaşma veya uyuşmazlık düzeyi
  • İstinaf (bölge adliye mahkemesi) başvurusu yapılıp yapılmadığı

Genel süre aralığı: 4 ila 18 ay arasında değişebilir. Büyük şehirlerdeki yoğun adliyelerde bu süre daha da uzayabilmektedir.

5.2. Kiracı Bu Süre Zarfında Evde Kalabilir mi?

Kiracı, tahliye davası sonuçlanana kadar—mahkeme kararı kesinleşmediği sürece—kiralanan taşınmazda oturmaya devam edebilir. Mahkeme tahliye kararı verse dahi, kararın uygulanabilmesi için ilamlı icra yoluna başvurulması ve bu sürecin tamamlanması gerekir. Bu süreç boyunca kiracının kira ödeme yükümlülüğü de devam eder.

  • Mahkeme tahliye kararı verse bile, karar kesinleşmeden cebri icra (zorla tahliye) işlemi kural olarak başlatılamaz.
  • Ancak bu durumun istisnaları mevcuttur.

Not: Bazı ilamlı tahliye kararları (örneğin Türk Borçlar Kanunu m.352 veya İcra ve İflas Kanunu m.269’a dayalı kararlar), kesinleşmeden icraya konulabilir. Bu durumda kiracıya 7 günlük tahliye süresi verilir. Kiracı, bu aşamada icranın geri bırakılması (tehir-i icra) talebinde bulunabilir. Ancak bu talebin kabulü, mahkeme tarafından teminat gösterilmesi gibi şartlara bağlıdır ve takdiri karara tabidir.

5.3. Kira Tahsili İçin Ek Dava

Tahliye davası devam ederken kiraya veren, kiracının kira ödemelerini aksatması halinde ayrıca kira alacaklarını tahsil etmek amacıyla mahkemeye başvurabilir. Bu kapsamda şu davalar açılabilir:

Kira Tahsili Davası: Kiracının ödemediği kira bedellerinin tahsili için Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır.

Kira Tespit Davası: Özellikle uzun süredir devam eden kira ilişkilerinde, rayiç bedele uygun kira belirlenmesi amacıyla açılır. Bu dava doğrudan tahliye ile bağlantılı değildir, ancak kira miktarının netleşmesini sağlar.

Not: Kira alacakları ayrıca ilamsız icra takibi yoluyla da talep edilebilir. Bu durumda kiracıya ödeme emri gönderilir ve ödeme yapılmazsa haciz işlemleri gündeme gelebilir.

6. Yeniden Kiralama Yasağı 

Tahliye gerçekleştikten sonra, bazı tahliye sebeplerinde kiraya verenin taşınmazı yeniden kiralaması kanunen sınırlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesine göre:

İhtiyaç nedeniyle açılan tahliye davaları (TBK m. 350/1 ve m. 351),

Yeniden inşa veya esaslı tadilat gerekçesiyle açılan tahliye davaları (TBK m. 350/2),

sonucunda kiracı tahliye edilmişse, kiraya verenin haklı bir nedeni olmadıkça taşınmazı 3 yıl boyunca başka bir kişiye kiralaması yasaktır.

Bu yasağa aykırı davranılması halinde, tahliye edilen eski kiracı, en az bir yıllık kira bedeli kadar tazminat talep etme hakkına sahiptir.

“Haklı neden” kavramı ise, Yargıtay kararlarında dar yorumlanmakta ve ancak gerçekten zorunlu ve somut gerekçeler (örneğin taşınmazın kullanılamaz hale gelmesi, yeni malik tarafından zorunlu kullanım ihtiyacının ortaya çıkması) ile sınırlı kabul edilmektedir.

Dolayısıyla kiraya verenin yeniden kiralama yasağına uymaması durumunda doğrudan tazminat sorumluluğu doğar. Ancak bazı durumlarda yeniden kiralama haklı gerekçeye dayanarak mümkün olabilir.

7. Alternatif Tahliye Yolları

Kiraya verenin kiracıyı tahliye etmek için başvurabileceği dava dışı veya dava öncesi yollar da mevcuttur. Bu yollar, daha hızlı ve pratik çözümler sunabilir:

İlamsız İcra Takibiyle Tahliye: Kiracı, kira borcunu ödemediğinde kiraya veren, İcra ve İflas Kanunu m. 269 kapsamında ilamsız tahliye takibi başlatabilir. Kiracı ödeme emrine süresi içinde itiraz etmez ve borcu ödemezse, icra yoluyla tahliye talep edilebilir.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi: Kiracı, yazılı ve tarihli bir tahliye taahhütnamesi vermişse, kiraya veren bu belgeye dayanarak ilamsız tahliye takibi başlatabilir. Bu yöntem, dava açmadan doğrudan tahliye süreci başlatılmasına olanak tanır.

Zorunlu Arabuluculuk: 1 Eylül 2023 itibarıyla, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine ilişkin tahliye talepleri için, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir. Arabuluculuk süreci sonuçsuz kalırsa, taraflar mahkemeye başvurabilir.

Sonuç

Kiracının tahliyesi, dikkatli ve özenli yürütülmesi gereken ciddi bir hukuki süreçtir. Her bir tahliye sebebi, kendine özgü şartlara, yasal sürelere ve ispat yükümlülüklerine tabidir. Bu süreçte yapılan usul hataları, sürelerin kaçırılması veya delil eksiklikleri, tahliye talebinin reddine yol açabilir.

Bu nedenle, tahliye sürecinin mutlaka konuya hâkim bir avukat rehberliğinde yürütülmesi, kiraya verenin haklarını etkili biçimde koruyabilmesi açısından büyük önem taşır.